Op. Dr. Fatih AdanacıoğluMenü

Kızlık Zarı Dikimi Yaptıranların Yorumları

Kızlık Zarı Dikimi Yaptıranların Yorumları

Kızlık Zarı Dikimi Hakkındaki Yorumlar Nasıl Gruplandırılabilir?

Kızlık zarı yaptıranların yorumları veya henüz yaptırmayıp yorum yapanlar çeşitli görüşler sunmaktadır.

Yorumları gruplar halinde ayıracak olursak; kızlık zarı dikimi yaptıranların yorumları ve yaptırmayanların yorumları olarak ikiye ayırabiliriz.

Yaptıranlar ve yaptırmayanlar ise kendi içinde ikişer gruba ayrılmaktadır. Yaptıranlar; dikimin tuttuğunu söyleyenler ve tutmadığını söyleyenler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Yaptırmayanlar ise ihtiyacı olup doktor arayışı için yorumları inceleyen ve işlem geçiren kişilerin tecrübelerini paylaşmasını bekleyenler ile işlemi uygun bulmayanlar olarak iki gruba ayrılmaktadır.

Grupları tek tek ele alalım;

Kızlık Zarı Dikimi Yaptıranların Deneyimleri ve Yorumları

Birinci grup, yaptıran kişilerin yorumlarıdır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki işlemi yaptıranların çok büyük kısmı yorum yapmaktan kaçınmaktadır. Binlerce dikim yapmış tecrübeli bir hekim olarak bunu bizzat yaşamaktayım. Hastalarıma dikim tuttuktan sonra "Yorum yapar mısın?" dediğimde (tabii ki rumuz isimle) istekli cevaplar alamamaktayım. İşlem başarılı olunca "Artık işim bitti, bana ne." mantığı ne yazık ki çoğu insanda var.

Hâlbuki "Ben sizi çok araştırdım, çok yoruldum." deyip geldiklerinde, başkalarının yorumlarını da analiz etmiş oluyorlar. Hatta hastalarıma, "Bak, sen sorunundan kurtuldun ama başka kızlar bir rota, bir fikir arıyor. Sen de zamanında aramıştın. Yol göstermen ve yardımcı olman için yorumda bulunman lazım." dediğimde "Tamam, yazarım." diyorlar ama nafile, ne yazık ki yazmıyorlar.

Ya da başka bir merkezde dikimi tutmayan biri revizyon himenoplasti için geldiğinde, "Yol gösteren bulamadım." diyor. Bu nedenle ikinci grup olan dikimi tutmayanların yorumları da önemlidir. Eğer dikim tutmadıysa, bunun da yorumlanması gerekir.

İşlemi Yaptırmayanların Görüşleri ve Toplumsal Yaklaşımlar

İkinci grup ise ihtiyacı olup henüz yaptırmayanlar ile işlemi gereksiz bulan gruptur. İhtiyacı olan hasta arayışa geçer, kimseyle bu özel durumu konuşamaz ve yardım alamayabilir. Bu nedenle internetten araştırma yapar ya da şansı yaver giderse doğru doktoru bulabilir. Ya da bir arkadaşı yaptırdıysa, ona bu durumunu açtıysa ve işlemi başarılı olduysa, o arkadaşı kendisine yol gösterebilir.

İkinci bir grup ise işlemi etik bulmamaktadır ya da durumu doğrudan partnerine söyleme taraftarıdır. Bu gruptakiler açıkça paylaşımda bulunmaktan yanadır. Ancak şu unutulmamalıdır ki her kişinin bulunduğu ortam, çevre, kültür ve karşılaştığı erkek bakış açısı aynı olmayabilir. Bu durum bazı kadınlar için çok büyük sıkıntılara neden olabilir. Hatta bazen evliliğe kadar sorun olmayan bu konu, evliliğin ilerleyen yıllarında yeniden alevlenen bir tartışmada erkeğin eşine yönelttiği bir suçlama olarak geri dönebilmektedir.

Bilimsel ve Etik Açıdan Kızlık Zarı Dikimi Değerlendirmesi

2017 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde Müslüman bilim insanları tarafından kızlık zarı dikiminin etik ve psikolojik yönlerini değerlendiren önemli bir makale yayımlandı. (Bawany MH, Padela AI. Hymenoplasty and Muslim Patients: Islamic Ethico-Legal Perspectives. J Sex Med. 2017; PMID: 28760245). Bu makale, kızlık zarı onarımı (himenoplasti) ameliyatını yalnızca cerrahi bir işlem olarak değil; etik, kültürel, dinî ve hukuki boyutlarıyla ele almaktadır. Özellikle Müslüman hastalar açısından İslam hukukunun bu operasyona nasıl yaklaştığını incelemektedir.

Yazarlar, öncelikle himenoplastinin dünya genelinde giderek daha fazla talep edilen bir işlem hâline geldiğini belirtmektedir. Hastalar yalnızca Müslüman kadınlardan oluşmamaktadır; farklı din ve kültürlerden kadınlar da çeşitli nedenlerle bu ameliyatı istemektedir. Bununla birlikte, Orta Doğu kökenli ve Müslüman toplumlarda yaşayan kadınlarda talebin daha yüksek olduğu vurgulanmaktadır. Bunun temel nedeni, bazı toplumlarda bekâretin evlilik öncesi ahlaki ve sosyal değerle özdeşleştirilmesidir.

Yine makaleye göre bazı toplumlarda ilk gece kanaması bekâretin kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle kanamanın olmaması, kadının dışlanmasına, şiddet görmesine, boşanmasına hatta "namus cinayeti" olarak bilinen ölümcül sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle bazı etik uzmanları himenoplastiyi hayat kurtarıcı bir girişim olarak değerlendirmektedir.

Batı tıp etiğinde konu iki temel açıdan tartışılmaktadır. Bir görüşe göre cerrah, hastayı olası fiziksel ve sosyal zararlar karşısında korumalıdır ve bu nedenle ameliyat etik açıdan savunulabilir. Diğer görüş ise bu işlemin kadın-erkek eşitsizliğini besleyen toplumsal normları sürdürdüğünü savunmaktadır. Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji (ACOG),himenoplastiyi tıbben gerekli olmayan kozmetik işlemler arasında değerlendirmektedir. Bununla birlikte, her hastanın sosyal koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği de vurgulanmaktadır.

Özet olarak bu makale, himenoplasti taleplerinin yalnızca cerrahi bir işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunmaktadır. Cerrahın, hastanın içinde bulunduğu kültürel, dinî, ailevi ve sosyal koşulları anlamaya çalışması gerektiği belirtilmektedir. Yazarlar, özellikle Müslüman hastalarda ortak karar verme sürecinin önemini vurgulamakta; hekimin hem tıbbi gerçekleri hem de hastanın değer sistemini dikkate almasının etik açıdan en doğru yaklaşım olduğunu ifade etmektedir. Sonuç olarak himenoplasti, sadece kozmetik bir operasyon değil; yaşam güvenliği, toplumsal baskılar, dinî inançlar ve hasta özerkliği arasında hassas bir denge gerektiren etik bir konu olarak değerlendirilmektedir.

HASTA YORUMLARI
Dr. Fatih AdanacıoğluOp. Dr. Fatih AdanacıoğluKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
+90539 429 9080